Değerli Bir Şeyi Göze Almak (Aude Aliquid Dignum)

Değerli Bir Şeyi Göze Almak (Aude Aliquid Dignum)

 “İnsanın en yıkıcı mağlubiyeti kendi kendine yaşadığı mağlubiyettir. Kendine yenilen insan, kendi dışında zaferler kazanamaz. Kendine mağlup olan, zafer çığlıkları atacağı başarılar kazanamaz. İşin en püf noktası değerli bir şeyi göze almakta yani uğruna adanarak çalışılacağı bir hedefe sahip olmakta yatmaktadır. Unutulmamalı ki İnci, denizde bulunur ama denizin en dibinde. İşte bu sebeple; denize dalmazsan hem de en dibe ve tehlikeyi göze almazsan hem de en büyüğünü bir inciye sahip olamazsın.“

 

İlhan Ürkmez

Başarı Koçu, Danışman, Yazar ve Eğitim Uzmanı

ilhanurkmez@yahoo.com

Kendinizi “değerli bir şeyi göze alacak” kadar güçlü hissettiğinizde ve adanarak çalışıp gerçekleştireceğinize inandığınız bir “hedef” belirlediğinizde önünüzde engel gibi duran sizi kısıtlayan bir çok faktörün çok kolay aşılabilir olduğunu görürsünüz.

Değerli bir şey için meşgul olduğunuzda, içinizde ki  tüm enerjinizi sizin için değerli olan o şeye yönlendirirsiniz. Değerli bir şeyi göze alacak kadar çalıştığınızda odağınız gerçeğiniz olur ve işte orada kalırsınız.

Enerjinizi odaklarsanız ve odağınız gerçeğiniz olursa daha çok istemeniz ve daha fazla çalışmanız daha çok sonuç doğurur, enerjinizi tek bir hedefe odaklamaz ve herşeye harcamaya başlarsanız daha çok istemeniz ve daha fazla çalışmanız daha az sonuç doğurur. Çünkü; odağınız gerçeğinizdir. Düşüncenizde neye odaklanırsanız, yaşamınızda da onu çoğaltırsınız. İçinizde neyi daha çok ister ve beslerseniz, dışınızda da onu bulursunuz. Elde edeceğiniz ne kadar odaklandığınıza bağlı olarak azalır ya da çoğalır. Buna siz karar verirsiniz. Bu sebeple; başarılı ve mutlu olmak istiyorsanız yapmanız gereken şey düşüncelerinizi, duygularınızı, davranışlarınızı ve dikkatinizi yaptığınız şeye odaklamanızdır.Eğer dikkatinizi yapmayı istemediklerinize odaklarsanız “odağınız gerçeğiniz olur” prensibi gereği istemediğiniz sonucu gerçek yaparsınız.

1500`lerin başlarında, İspanyol kaşif Cortez Meksika`nın güney kıyılarında karaya ayak basmıştı. Adamlarına yelkenlerini indirmelerini ve gemileri boşaltmalarını söyledi. Sonra adamlarına gemilerin hepsini yakmalarını emretti. Böylece kimse geriye dönmeyecekti.

Gemileri yakarak Cortez, kendini ve adamlarını, İspanya`yı bir daha hiç görmememe ihtimalini göze alarak (Aude aliquid dignum-Değerli bir şeyi göze al) bilinmeyen bir kıtayı keşfetmeye adadı.

Hedefiniz mi var? Ona sahip çıkın. Hedefinizi hayal edin. Hedefinizi hayal etmeyi de hayal edin. Değerli bir şeyi göze almanın bedeli gemileri yakmayı gerektiriyorsa Cortez gibi gemileri de yakın.

Cesaret göstermek ile cesaret gösterememek arasındaki  fark yapmayı istediğimiz şeyin zor olmasını düşünmemizde yatar. Ya o işin zor olduğunu düşündüğümüz için cesaret gösteremeyiz, ya da cesaret gösteremediğimiz için  o iş bize hep ve sürekli zor gelir.

Değerli bir şeyi göze almışsan ve onu ne pahasına olursa olsun elde etmeyi düşünüyorsan her an ve her zaman cesaret göster ve başaracağına inan, ama korkuna yenik düşme ve pes etme. Cesaret, korkusuz olmak değil, korkuyla başedebilmek ve onu kontrol edebilmektir. Cesaretli ol. Korkarak yaşama.

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin. Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin. Hayalini gerçekleştirmek istiyorsan savaşmayı da bileceksin. Çıktığın bu yolculukta düşersen eğer kalkmayı da becereceksin. Fakat, hiç bir zaman kendinden şüphe etmeyeceksin ve korkarak yaşamayacaksın. Çünkü; korkarak yaşıyorsan eğer, unutma ve bilki yalnızca hayatı seyredersin.

Başarılı olan kişi başarısız olanların en son yaptığı şeyi büyük bir cesaretle, istekle, tutkuyla ve uğruna bir çok şeyden vazgeçeceği büyük bir adanmışlıkla her zaman en başta yapan kişidir.

Hayatta kazananların, daima, kaybedenlerin yapmak istemediklerini yapanlardan çıktığını bil. Çoğu zaman başarı, kişinin o başarı yolunda yenilgiyle karşılaştığı o ilk noktadan bir adım ötededir.İşte o bir adımı atma cesaretini gösteremeyenler başarısızlığı, gösterenler ise başarıyı tadarlar.

Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla: “300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor,”der. Alparslan hiç önemsemeyerek düşman askerinin sayıca çok olmasından korkan ve ürken askerinin gözlerinin içine bakarak; ”Bizde onlara yaklaşıyoruz.” der.

Fedekarlık, hedefinizle ya da göze aldığınız değerli şey (Aude aliquid dignum)  ile bulunduğunuz nokta arasındaki mesafede yolunuza çıkacak her zorluğa göğüs germek ve her engele bedelini ödemektir. Uğruna her şeyi göze aldığınız o değerli şey sizden çalışmanızı mı istiyor? Çalışacaksınız. Adanmanızı mı istiyor? Adanacaksınız. Günlük bir çok zevkten mahrum kalmanızı mı istiyor? Mahrum kalacaksınız. Fakat, sonunda hedefinize ya da göze aldığınız değerli şeye kavuşacaksınız.

Ateşe dayanmayan toprağın, tuğla olamayacağı gibi hedef cesaret ve kararlılık ister, uğruna değerli bir şeyin göze alınmış olmasını bekler ve hedef, o hedefe sahip kişinin adanarak çalışmasını, inanarak adanmasını bekler.

Hedef, cesaret dolu bir yüreğin göstergesi olacak titremeyen bir el, kararlı bir yumruk, hazır bir zihin ve adanmış bir yürek ister.

Kızgın güneş altında yanabilme iradesi olmasaydı başak, buğday olmazdı. Başağı buğday yapan onun kızgın güneş altında günlerce kalarak yanabilme iradesidir. Unutma ve bilki; insanın en yıkıcı mağlubiyeti kendi kendine yaşadığı mağlubiyettir. Kendine yenilen insan, kendi dışında zaferler kazanamaz. Kendine mağlup olan, zafer çığlıkları atacağı başarılar kazanamaz. İşin en püf noktası değerli bir şeyi göze almakta (Aude aliquid dignum)   yani uğruna adanarak çalışılacağı bir hedefe sahip olmakta yatmaktadır. Unutulmamalı ki inci, denizde bulunur ama denizin en dibinde. İşte bu sebeple; denize dalmazsan hem de en dibe ve tehlikeyi göze almazsan hem de en büyüğünü bir inciye sahip olamazsın.

Hiç kimse sizin için sizden daha fazla çalışamaz. Hiç kimse sizi sizden fazla düşünemez. Hiç kimse sizin kendi hedefinize hizmet ettiğinizden daha fazla hizmet edemez. Başkalarının kazandığı zaferlerin komutanı olamayacağınız gibi hiç kimse de sizin zaferinizin komutanı olamaz. Sizin başkası adına zafer kazanamayacağınız gibi, başkası da sizin adınıza zafer kazanamaz.

Yapman gereken tek şey “Aude aliquid dignum”dur. Yani  değerli bir şeyi göze alarak yılmadan, pes etmeden ve yenilgiyi dahi düşünmeden çalışmaktır.

 

 

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


WhatsApp ile Bilgi Alın!